ERMENİ CEM KARACA'NIN CENAZESİ'NE NEDEN GİTTİNİZ?

SORU:
Siz müslüman bir yazarsınız. Fakat geçen haftaki gazetenizde Cem Karaca'nın cenazesine gittiğinizi yazıyorsunuz. Cem Karaca ermeni değil mi? Sizin söylediklerinizle yaptıklarınız birbirini tutmuyor! O Allahsız'ın cenazesinde ne işiniz var sizin?


YATAĞANBABA'NIN CEVABI:

 

Benim nasıl müslüman bir yazar olduğum doğruysa, senin ve senin zihniyetindekilerin, Allah ve Peygamber'den habersiz birer karacahil olduğunuz da doğru... İçinizdeki kin ve nefret tohumlarını sürekli kusuyorsunuz ve bu güzelim dini mahvediyorsunuz. Elbet bir gün bizim gibi Allah'ın rahmeti dindarlar, sizin gibi Allah'ın belası dincilerle hesaplaşacak.

Sorduğu sorudan belli zaten ne kadar merhametsiz ve sevgisiz olduğu... "Cem Karaca Ermeni'ymiş, bense müslümanmışım, o halde cenazesine neden gidiyormuşum?" Soruya bak! Çıldırtacak adamı!!!

Cebinde "İslâm (barış) kimliği", yüreğinde ise "kin ve nefret tohumu" taşıyan bu gerçekte "hayvan" sözde "müslüman"  adı altındaki şeytan piçlerine aslında cevap vermeye bile değmez. Fakat gelin görünki, Cem Karaca'nın uğradığı akıl almaz iftiralardan birisi de bu Ermenilik meselesi... O bakımdan bu soruyu cevaplayacağımki, şu kitle gerçeği öğrensin.

Birincisi, Cem Karaca, eşi İlkim Hanım'ın ifadesine göre "yatakta sağdan sola veya soldan sağa ağıp dönerken" bile her seferinde "Allah-u Ekber" diyerek dönen koca gönüllü bir müslümandı... (Zaman Gazetesi / Mart 2004) Senin ve zihniyetindekilerin gibi suni / tüp bebek müslümanı değildi!

Cem Karaca'nın babası Mehmet Karaca İran Türkmen'i, annesi Toto Karaca ise Ermeni Türk'ü idi... Cem Karaca ise Müslüman ve Türk. Ayrıca müslüman olmasa ne yazar? Bir cenaze geçerken Hz.Muhammed ayağa kalktığında yanındakiler "o geçen cenaze müslüman cenazesi değil" diye uyardıklarında aynen şöyle demiştir: "Müslüman olmayabilirler ama insandırlar."

Lânetli örümceklerin en ufak bir boşluk kalmayacak biçimde bütün beynini ördüğü ne kadar örümcek kafalı dinci uyuz varsa, "dinci"lerden nefret eden bu yazının "dindar" yazarının şu örneği de iyi okusun:

SSCB'nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Türki Cumhuriyetleri daha sonraları da sıkıntı yaşadı. Mesela Karabağ'da... Karabağ için Azarbaycan ve Ermenistan savaştı. Bu savaşta Cem Karaca "Karabağ'da talan var..." diye başlayan bir şarkı yaptı ve "...kavuşan el alem değil, can ile canandır, işte şimdi TÜRKü söylemenin tam zamanıdır" diyerek duruşunu belli etti...

Yani bu şerefsiz aşşağılık solucan sürüsünün iddia ettiği gibi bırakın ermeni falan olmayı, Karabağ Savaşı'nda annesinin doğduğu ülke olan Ermenistan'ı değil, kendi doğduğu ülkenin insanlarının ırkını, Azarbaycan'ı, yani TÜRKLERİ destekledi.

Üstelik Cem Karaca gerçekten de Ermeni olsa da fark etmez. Biz Türk, öteki Alman doğarken anasıyla pazarlık yapıp da mı doğuyor?


Cem Karaca "Ermeni"ymiş, "dinsiz"miş! Yalancının Allah belasını versin!

Cem Karaca'ya bu dünyayı zindan eden, dinci ve kokuşmuş marksistlerin bu iftiralarını, ıslak ve yırtık bir paçavra gibi suratlarına fırlatıp atmak, Cem Karaca'nın kabrine toprak atmaktır.

Yorum Yaz